Osmanlı Mutfağında Lokum Kültürü

Osmanlı Mutfağında Lokum Kültürü

Osmanlı mutfağında lokum kültürü büyük bir yere sahiptir. Osmanlı’dan günümüze gelen damak çatlatan gelenek, Türk mutfağının dünyada en çok bilinen tatlısı, yurtdışında bilinen adıyla “Turkish Delight”, Türk mutfağının medarı iftiharı Türk Lokumu…

“Lokum” Osmanlıcadan dilimize gelmiş yerleşmiş. Asıl anlamı boğaz rahatlatan demek. Osmanlıcası rahat ul-hulküm olarak geçiyor. Türk Dil Kurumu ise lokumu: “Şekerli nişasta eriyiğini pişirip hafif ağdalaştırarak yapılan, küçük küp veya dikdörtgen biçiminde kesilen şekerleme, kesme, lat-i lokum” olarak tanımlamış. Osmanlıda 15. yüzyıldan itibaren bilinen Türk Lokumu, bir İngiliz gezgin tarafından tüm dünyaya tanıtılmış.

 

Osmanlı Lokumunun Dünyaya Yayılması

Osmanlı saray mutfağından çıkıp, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde tamamen yaygın hale gelmesi ise 19. yüzyılı bulmuş. Lokum o kadar beğenilmiş, o kadar sevilmiş ki, kahvenin vazgeçilmez yancısı, özel günlerin, bayramlaşmaların, sevinçlerin nişanesi haline gelmiş. İngiliz gezginin tüm dünyaya lokumu tanıtmasının ardından da yurtdışına ihraç edilme süreci başlamış. Lokum özellikle Avrupa’da birden bire ünlü olunca, Avrupalı şekerciler de boş durmamış. Lokumun taklitlerini üretmeye başlamış. Ancak ne kadar çabalanırsa çabalansın, Türk lokumunun kıvamını bir türlü tutturmayı başaramamışlar.

 

Nişasta ve şeker kullanılarak üretilen lokum, yapılması kolay gibi görünen ama uygulamada hiç de öyle olmayan bir tatlı. Lokumu yapmak kolay ama kıvam tutturması zor olduğundan, Osmanlı saray mutfağında sadece lokum yapmaları için özel ustalar yetiştirilmiş. Hanım sultanların, cariyelerin ve tabi ki hünkârın sofrasını şenlendiren lokumun, kıvamlı ve doğru şekilde yapılabilmesi için her zaman titizlikle davranılmış. Bu nedenle Türk lokumu, zaman içinde Osmanlı saray mutfağının baş köşelerinden birine, tahtı sallanmaz şekilde gelmiş kurulmuş. O günlerden, günümüze Osmanlı mutfağında lokum kültürü ile bu güzel gelenek hâlâ devam etmekte. Servet Şekerleme' de şekersiz lokum çeşitleri ve birçok lokum çeşitleri ile hem sağlıklı hem de lezzetli meyvelerin tadına varacaksınız.

 

Osmanlı Mutfağında Lokum Kültürü

Şeker İlavesiz Balkabaklı ve Narlı Antep Fıstıklı Lokum'a göz atmak için resme tıklayabilirsiniz.

 

Osmanlı’da İlk Lokumu Kim Üretmiş?

Aslında lokum ilk kez Osmanlı İmparatorluğu’nda bulundu demek çok doğru olmaz. Milattan öne 226 ve 652 yıllarında hüküm sürmüş bir imparatorluk olan Pers İmparatorluğu’nda da en sevilen tatlı olduğu söylenir. Hatta Türk lokumunun Pers İmparatorluğu’ndaki adının “abhisa tatlısı” olarak bilindiği söylenir. Bu konuda bilinen net ve kesin kaynak olmadığından, bizler Osmanlı ile başlayan bir gelenek olduğunu kabul ederiz, bu nedenle adı Türk lokumudur ve tüm dünyada da bu isimle bilinmektedir. Osmanlı mutfağında Türk lokum kültürü geçmişten günümüze kadar tadı ve lezzetini bizlere aktarmaya devam etmektedir. Peki, bu tatlıyı Osmanlı’da ilk üreten kim olmuştur?

 

İstanbul’da yaşayanlar Ünlü Hacı Bekir Usta’yı bilir. Hacı Bekir Usta 1777 yılında Kastamonu’dan İstanbul’a göç edip, Bahçekapı’da bir şekerci dükkânı açmış. Açtığı şeker dükkânında da zamanla lokum yapıp, satmaya başlamış. Lokumlarının tadı ve ünü tüm ülkeye yayılınca, Türk lokumunun adı, Şekerci Hacı Bekir Efendi ile birlikte anılmaya başlanmış. Hacı Bekir Usta’nın ünü tam olarak buradan, Türk Lokumundan gelir.

Osmanlı’da lokumu ilk kez üreten Hacı Bekir, kısa süre de o kadar ünlü olmuş ki Ressam Amadeo Preziosi, Hacı Bekir Usta’yı kendi dükkânın lokum satarken resmetmiş. Bu resim şu anda bile Paris’te bulunan Louvre Müzesi’nde ziyaretçilerini beklemektedir. Tüm bu gelişmelerden sonra tam Türkçesi Türk tatlısı olan lokum, Avrupalının diline “Turkish Delight” olarak yerleşmiş. Özellikle Türk kahvesinin yanında ve özel günlerde ikram edilmesi, nesilden nesilde aktarılan bir gelenek olarak, evrenselleşmiş. Osmanlı saray mutfağında başlayan lokumun adı, tadı ve hikâyesi, zamanla tüm dünyada bilinir olmuş. Lokum ise özellikle yabancı turistlerin en sevdiği şekerli atıştırmalıklardan biri haline gelmiş.

 

Osmanlı’dan Avrupa’ya Uzanan Bitmek Bilmez Lokum Merakı

Avrupa’da toplum tarafından tanınmış çoğu kişinin lokuma özel bir merakı ve hayranlığı olmuş. Napolyon, C.S Lewis, Picasso ve Charles Dickens bu isimlerden bazıları. İngiliz bir gezgin sayesinde Avrupa’ya açılan lokum, İngiltere’ye ilk olarak 1860’lı yıllarda gelmiş. O kadar çok ilgi görmüş ve sevilmiş ki İkinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa’da lokum bulamayan C.S Lewis, Aslan, Cadı ve Dolap isimli kitaplarında bile lokumdan bahsetmiş. Tabi durum, kitapları okuyan İngilizlerin lokum merakını, isteğini ve talebini de oldukça artırmış. Bu kitapların resmi sitesinde bile, evde yapmak isteyenler için lokum tarihleri bile verilmiş.

Dickens ise, kitaplarından birinde, baş kahramanı lokum dükkânına göndermiş. Picasso ise lokumu, çalışmaya başlamadan önce alınması gereken bir enerji deposu, konsantrasyon sağlama aracı olarak kullanmış. Napolyon’un ise lokum yedikten sonra, tadını çok beğendiği ve sarayına kilolarca lokum aldığı biliniyor.

 

Lokumun Faydaları Nelerdir?

Türk lokumu sadece çok sevilen bir tatlı değil, pek bilinmese de aynı zamanda oldukça faydalı bir gıda. İçinde bulunan nişasta, şeker ve kullanılan diğer muhteviyatı nedeniyle, tam anlamı ile enerji bombasıdır denilebilir. Özellikle protein oranı yüksek olan besinlerle beslenen kişiler için günlük tüketilmesi gereken bir gıda gibi de düşünülebilir. Çünkü proteinlerin vücutta yakılması çok kolay değildir. Yakıldıktan sonra da vücudun sindirim sisteminde üre, asit ve kreatin gibi atıkların oluşumuna sebep olur. Bu atıklar vücuttan yeteri kadar atılamazsa da çeşitli sağlık sorunlarına sebep olur. Bu nedenle birçok uzman, bu atıkların atılması için günde 5 adet vanilyalı ya da kakaolu lokum yenmesini tavsiye eder. Bunun dışında Türk lokumu boğaz ağrısına oldukça iyi gelir.

 

Karbonhidrat açısından çok zengin bir besin olduğundan dolayı, sinirim sistemindeki emilimi hızlandırır. Alınan bir darbe sonucu oluşabilecek ödemlerde, bilek burkulmalarında hatta yaralara ve sivilcelerde bile doğal ilaç olarak kullanılabilir. Lokumda bulunan karbonhidrat, böbrek hastaları için oldukça faydalıdır. Peki, zararı var mıdır? Sadece fazla yenmesi durumunda zararları ortaya çıkabilir. Çok fazla lokum yenmesi durumunda, lokum nedeniyle vücuda giren bileşenleri karaciğer sindirmek konusunda başarılı olmayabilir, sindirilemeyen bu bileşimler de vücutta yağlanmaya yol açabilir. Bu nedenle fazla lokum tüketimi gerçekleşirse zamanla kilo alımına sebep olabilmektedir. 

Bir önceki yazımıza https://www.servetsekerleme.com/blog/icerik/carkifelek-meyvesi-nerede-yetisir linkinden ulaşabilirsiniz.

Etiketler: Osmanlı Mutfağında Lokum Kültürü
Aralık 04, 2020
Listeye dön
Çerez Kullanımı